Su geçirmeyen akıcı bir kumaş, doğanın tüm
renkleri ve sezonun ön plana çıkan desenleri ile Pierre Cardin eşarpları,
sizi seçkin bir tarzın temsilcisi olmaya davet ediyor.
Tarih boyunca kadın zerafetinin sembolü olan eşarp, Pierre Cardin’in
modern yorumuyla yeniden hayatımıza giriyor. Modaya yön veren markalardan
Pierre Cardin, klasik bir tarzın çağdaş tasarımlarla harmanlandığı 2006
eşarp koleksiyonunu sitil sahibi hanımların beğenisine sunuyor. Pierre
Cardin eşarpları, ipeksi dokusu ve doğal dokuma özelliği ile yağmur ve su
gibi ıslaklıkları üzerinden tüy gibi atarak şıklığınızı hiçbir şeyin
bozmasına izin vermiyor. İleri teknolojinin üstün bir kaliteye dönüştüğü
eşarp tasarımlarında; yaz renkleri, görünümü tamamlayan çarpıcı tasarımlar
ve farklı kullanım alanları sağlayan çizgiler dikkat çekiyor.
Yaz gecelerinin vazgeçilmez straplez bluzları ve bustiyerler artık rafa
kalkıyor; Pierre Cardin eşarp koleksiyonundan seçilecek çarpıcı tasarımlar
ile tek parça büstiyerler yaratarak feminen ve şık bir tarz
yaratabilirsiniz. özgür bırakılacak saçlar için şık bir eşarp, görünümü
farklılaştıracak çekici bir aksesuara dönüşebiliyor. Jean üzerine Pierre
Cardin eşarp bağlamak ise çok moda. Pierre Cardin eşarpları, an’ları
kovalamayı sevenlerin, motosiklet tutkunlarının bile bileklerine bağlamak
isteyecekleri seçkin ve farklı bir koleksiyon sunuyor.
İlkbahar ve Yaz’ın vazgeçilmez aksesuarı Pierre Cardin eşarpları, her
yerde, her koşulda ve her tarzdaki kişiler için sunduğu geniş renk ve
modelleri ile oldukça şık bir seçenek.
Bahar Esintisi
Leylak rengi
Geçtiğimiz baharların capcanlı turkuvazlarından sonra bu baharın bize
sunduğu ilk renk biraz daha az parlak olarak adlandırabileceğimiz pastel
bir renk olarak vitrinlerde yerini alıyor.
Aslında leylakla birlikte pastellerin geri dönüşünü de izliyoruz hep
beraber. Baharın bu ilk günlerinde lacivert, kahve tonları ve zeytin
yeşilleri ile vurgulayabileceğiniz leylak tonlarını, yaz aylarında biraz
daha ağırbaşlı, zarif seçimler bekliyor. Yumuşak beyazlar, kremler eşlik
edecek yazın leylağa...
Uzakdoğu etkileri - Doğu ile Batının buluşması
Geçtiğimiz aylarda Bir Geyşanın Anıları adlı filmin gösterime girmesiyle
hemen her yerde Japon esintileri taşıyan tasarımlar gözümüze çarpıyor.
Geçen yıl çok moda olan tunik üstleri şerit kemerlerle kimono havasına
sokabilir, bambu işli parmak arası terlikler ve çantalarla Asya
esintilerini siz de yazlık gardırobunuza taşıyabilirsiniz. Mandarin yakalı
ceketleri de unutmamak gerek. Aksesuarlar ve kumaşlarda parlak renkler ve
çiçek desenlerinden faydalanarak bu görüntüye yaratıcılığınızı
katabilirsiniz.
Dantel dokunuşlar
İster ceketin içinden gözüken bluzun yakası ister baştan aşağı tüm
kıyafet. Bu sezon dantel her yerde... Elbette baharın diğer trendleri tığ
işi, uçuşan etekler ve şık jean kesimleri ile el ele yürüyor danteller.
Dantelli bir kaşkorseniz ile tığ işi bir üstü etek boyu dantelli bir
etekle, şık bir çift ayakkabı ve çantayla eşleştirip romantik anların
tadını çıkarabilirsiniz.
Metalik ayakkabılar, çantalar ve kemerler de bahar ve yaz aylarında
kendinize ışıltı katmak için mükemmel seçimler. Yine gözde beyazlarınızla,
parlak renklerle gece ve gündüz kullanabilirsiniz. Bu sezon metalik
aksesuarlar eskiden olduğu gibi parıl parıl parlamıyor, daha sessiz ve
sakin, uslu ışıltılar saçarak daha çok kullanım alanı sunuyorlar bize.
Sezonun ipuçları doğrultusunda aksesuar seçimlerinizi yaparken sadece
modayı değil çalışıyorsanız profesyonel kimliğinizi de göz önünde
bulundurmanızı hatırlatmak istiyorum. Günümüz rekabet koşullarında
başarılı olmak ve iz bırakmak isteyen çalışan kadının modayı takip ederken
verdiği mesajlara da dikkat etmesi gerekiyor. Giysilerimiz gibi
aksesuarlarımız da bizi bir bütün olarak tamamlarken, verdikleri mesajlar
söylediklerimizle çelişmemeli. Güven ve saygı uyandırmanız gereken ve işin
ön planda olduğu bir düzenin bir parçasıysanız düzeni doğru temsil etmeniz
gerekir.
Her Kadin Modacidir
Dergiler, gazeteler, reklamlar,
mağaza vitrinleri... Hepsi bizi modanın son akımlarından haberdar etmek
için çalışıp didiniyor. Peki kaçımız dergileri süsleyen o mankenler gibi
giyiniyoruz? Bir tasarımı beğenen ve alıp aynen uygulayan insan hemen
hemen yok gibi. Yani beğenmesine beğeniyoruz ama iş uygulamaya gelince
kendi zevkimizi konuşturuyoruz.
Bu anlamda aslında hepimiz kendi çapımızda birer modacıyız. Yalnız dikkat
etmemiz gereken en önemli noktalar kendimizi iyi tanımak, zevklerin de
değişebileceğini kabul etmek ve farklı şeyler denemekten korkmamak olarak
karşımıza çıkıyor.
İşe ilk önce vücudunuzu iyi tanımakla başlayın. Bu durumda aynalar en
yakın dostunuz olacak. Yeni kıyafetleri ayna karşısında farklı
kombinasyonlarla denemekten korkmayın. Hatta yenilerle eskiler de hiç
ummadığınız biçimde uyum sağlayabilir. Ortaya bambaşka bir “siz”
çıkabilir.
Hem gece, hem de gündüz kullanabileceğiniz şık kıyafetler giymek, çok özel
bir gecede, bir kutlamada bile sizi etrafınızdaki diğer insanlardan farklı
kılacaktır. Böylece şık olabilmek için rahatsız şeyler giymek zorunda da
kalmazsınız.
Aksesuarlar önemli!
Evet, aksesuarlar önemlidir. Her zaman her yerde rastlamayacağınız
aksesuarlar edinip, bunları farklı kıyafetlerle deneyebilirsiniz. Hatta
merakınız varsa, aksesuarları kendiniz bile yapabilirsiniz. Bu arada
renkli giyinmekten de kaçmayın. Örneğin bu yazın moda renkleri beyaz,
turkuaz mavisi, parlak yeşil, pembe doğru kullanıldığında sizi çok şık
gösterecektir.
Konseptinizi belirledikten sonra gerisi kolay. Rahat ama ışıltılı
kıyafetler sizi bir anda gecenin yıldızı yapabilir. Ya da bol bir
pantolonla giyebileceğiniz eskitilmiş t-shirtler, 60’lı yılların modasını
yansıtan tarzdaki bluzlar ve yüksek topuklu ayakkabılarla da farklı bir
havaya bürünebilirsiniz.
Şu anda sahip olduğunuz tarzda köklü bir değişiklik yapmak istiyorsanız,
bunu yavaş yavaş yapmanızda fayda var. Değişiklik yaptığınızda da
çevrenizdekilerin kıyafetiniz hakkında söylediklerini her zaman ciddiye
almayın. Çok konuşuluyorsanız, beğenilmişsiniz demektir. Bizden
söylemesi...